Kayıtlar

NEDEN AYNI DİZİ VE FİLMLERİ TEKRAR İZLİYORUZ?

Resim
Neden aynı şeyleri tekrar tekrar izliyoruz? Bağımlılık? Bağlılık? Alışmışlık? Ne olacağını önceden bilmek? Yorgunluk? Yeni bir şeyden çekinmek? Nostalji sevmek? Bece bunların hepsi. Önce yorgunluktan başlayalım. Çalışma hayatı ,iş ,okul, yolda geçirilen zamanlar. Hem bedenen hem zihnen çok yoruluyoruz. Yeni bir dizi, filme başlamak, karakterleri tanımak, olayları anlamak en azından karakter isimlerini bile akılda tutmak, büyük yorgunluk, efor. Dalga geçmiyorum , bu saydıklarım dikkat , zinde bir beyin istiyor. Yorgun bir bünye bunları asla kabul etmiyor. Bir filme başladınız ama bir şey anlamadınız. Filme kusur bulmayalım, film kötü olabilir ama asıl sebep yorgunuz, olayları anlamaya çalışamadık bile, boş boş ekrana baktık.   Belki bağlılık. Konusu sizi içine çekti, yakın hissettiniz. Mekana, zamana, karaktere, olaylara . Benimseniz ve bu yüzden tekrar tekrar izliyoruz. Bunda garip bir durum yok, kendinizde kusur armayın.   Ve sonucu bilmek , sürpriz son istememek. Hepimizin k...

KASİYER / SAYAKA MURATA

Resim
  Ne desem bilemedim… Güzel, farklı, akıcı, sıradan ama sıradan değil. Mahalle baskısı, kültürel baskı ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi. Toplumun iş bul , evlen, çocuk yap baskısı. Ne arasan var yani. Kitap Japonya’da değil ülkemizin her hangi bir vilayetinde geçiyor gibiydi. İsimleri değiştir Ayşe, Fatih ,Nedim koy tamamdır . Hiç sırıtmaz. Ah Furukura vah Furukura ,üzdün beni. Saf , hayatta hiç bir şeyi tadamamış , yarı zamanlı çalışan , kendisine ait bir şeyi olmayan kırklarına yakın bir kadın. Toplum baskısı yüzünden asalak Şiraha’yı bile hayatına aldı. Kitapta    Şiraha sürekli köy kanunlarından bahsediyor. Furukura köyü yak kurtul. Bir bidon benzin de biz taşıyalım. Köy kanunlarını öğrenmek için kitabı okuyun bir zahmet. Kitap , market ve Furukura üzerinden sosyal baskıyı anlatıyor. Anlatım tarzını beğendim. Demek ki benim gibi düşünen insan çokmuş ki kitap çok satanlar listesine girmiş.    Tuhaf ama güzel bir kitap.  *REKLAM YOKTUR turuncuaycom@gmai...

YABAN KAZI/OGAİ MORİ

Resim
Okusanız da olur okumasanız da pek bir şeyi yok yani. Sanat eseri , dünya klasiği olma yolunda bir eser beklemeyin. Fakir bir adam, kızı , tefeci ve üniversite öğrencisi. Fakir adamın kızı polis tarafımdan kandırılıp evlenmiş numarası yapıyor. Kitaptan anladığım kadarıyla polis japonyada sevilmiyor. Çünkü hiç iyi şeyler yazılmamış. Sonra bir adam köşeyi dönünce evdeki karısıdan sıkılıp metres tutmak istiyor aracı bir   kadın var,   adam kızı ve babasını   tanıştırıyor. B aba kızının metres olmasını kabul ediyor. Tefeci, babaya da kıza tuttuğu evin yakınında bir ev tuuyor. Her gün yürüyüşe çıkan   üniversiteli genç bu kızın   evin önünden geçiyor selamlaşıyorlar. Kız bu gence aşık oluyor ,onunla   ilgili hayaller kuruyor,   olmuyor. Yani kitabın ilgi çekici bir tarafı yok. Dili kolay iki günde bitiririsiniz ama sanat eseri ,yaratıcılık, wooooww diyeceğiz bir kitap değil. Öğrencilerin okumasını tavsiye etmem. Üniversiteyi bitirdikten sonra okuyun.kitapta...

GIDA DENETİMLERİ

  Gıda satılan yerlere acilen kurallar getirilmeli. En basiti bir tane poğaça almak istiyorum şöyle dışarıdan bir bakıyorum erkeğin sakalı , bıyığı var , kadınların iste saçı açık zahmet edip toplamamış bile . İnsan bi bandana , galoş takar. Nerdeyse tüm gıda satan yerler böyle. Hiç denetim yapılmıyor mu? Uzun tırnak , uzun saç , sakal , bıyığın gıda satılan yerlerde yasak olması lazım. Kıl bu düşer kimse düşmez demesin. İnsanları görüyorum rahatça bu tarz yerlerden gıda alıyorlar. Nasıl yiyebiliyorsunuz? Görünen satış kısmında bu kadar özensizlerse siz bir de mutfak tarafını düşünün. Kıllar, böcekler cirit atıyorlardır… Gıdacılara acil katı kurallar getirilmeli. Hiç bir şey alıp yiyemeyecek miyiz?

OTİZİM

Resim
Son yıllarda otizimli bireylerin sayısının arttığını mutlaka farketmişsinizdir. Peki neden? Gıdalar, stres, hava kirliliği, yalnızlık(?) . Belki   hepsi belki hiç biri belki de teknolojinin yan etkileri.   En başa gidelim. Anne adayları her ay ultrasyona giriyor. Ne kadar sağlıklı? Sonuçta bu alet karnınızın içini görebilmek için dalgalar yayıyor, yani yapay. Her ay girilen ultrasyondaki bu dalgalar bebeğe zarar veriyor olabilir mi?   Bizim kuşakta bu kadar ultrasyona girilmiyormuş, büyüklerimizden dinliyoruz.   Ve bizim kuşakta otizimli birey sayısı çok az, bilmezdik bile. Anne adayları heyecanınızı ve telaşınızı anlıyorum ama şu ultrasyon kullanma sıklığını en azından iki ayda bir yapsanız.   Çocuklara daha bir kaç aylıkken ellerine telefon, tablet veriliyor, televizyon karşısına oturtuluyor, kendi kendine oyalanması, susması , ağlamaması bekleniyor. Bebek bu tabiki ağlayacak ilgi bekleyecek….. Bu cihazlar çekinik olan bu geni baskın olmasına sebep oluyor olab...

APPLE MUSİC VS SPOTIFY

Resim
  Apple müzik mi Spotify mı? İkisi arasında kararsız kalan müzik severler var. Apple Müzik’in şarkı önerileri, listeleri daha iyi. Şarkı seçimlerini  kafasına göre değil sizin müzik zevkinize göre yapıyor. Spotify bu konuda sevmiyorum. Hiç dinlemeyeceğim türde şarkıları listeye ekliyor. Spotify’da şarkı dinlerken atlata atlata şarkı dinliyordum Apple Müzikte bu durumu yaşamadım. Şarkı önerileri , listeler nokta atışı.  Apple Müzik’in ses kalitesi daha iyi, baya fark var arada.Kalite farkı  Emre Altuğ’un Fani şarkısında daha iyi anlaşılıyor. Emin olmak defalarca iki uygulamada dinledim. Vokaller, ritim özellikle de vokaller Apple Müzik’te duyuluyor. Spotify’da maalesef duyulmuyor. Şarkıyı dinlerken “ Burda vokal varmış” diye şaşırmıştım. Emin olmak için tekrar tekrar dinledim . Evet Apple Müzik’te sesler daha kaliteli ve net. Sorry Spotify ama gerçekler …. Apple Müzik’in tasarımı , renk seçimleri daha iyi. Spotify’da matem havası var. Siyah siyah nedir öyle 🫣 Ap...

ARADIĞIN ŞEY KÜTÜPHANEDE SAKLI / MİCHİKO AOYAMA

Resim
Yeni bir yazarla tanıştım sizlere de tanıtmak isterim . Michiko Aoyama. Japon yazar. Yazı dili sade , akıcı, tercüme güzel. Bir çok kitabı var ama Aradığın Şey kütüphane saklı Türkçeye çevrilmiş tek romanı ve dünya genelinde milyonlarca satmış. Ne kadar da haklı bir başarı. Sayın Aoyama’yı tebrik ederim. Sıcak , samimi bir eser bırakmış dünyaya.   Değişim kütüphaneden mi geçer? Hayatalarının sıkıntı dönemlerinden geçen farklı yaşlarda beş karakter var , biri veya hepsinden bir parça kendinizde bulacaksınız.   Bu karakterlerin hayatını kütüphanede çalışan bir hanımefendi değiştiriyor. Öyle güzel kitaplar öneriyor ki karakterlerimiz hayatlarındaki yolu buluyor. Böyle ablalar vardı da biz mi gitmedik kütüphaneye dedim. Çünkü ben kütüphaneden kitap almayı   hatta kütüphaneye gitmeyi çocukuluğumdan beri sevmedim. Belki emanet olduğu için yada kütüphanelerin hepsini koyu renkli, kasvetli havası. Bilmiyorum. Ama bu kitaptaki kütüphane hiç de öyle değil. Kitabın en güzel mesajı “...