BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE / GRİGORİY PETROV
Atam beğendiyse , okullarda okutulmasını tavsiye ettiyse vardır bir hikmeti dedim ve okudum. Atam yine her zaman ki gibi haklı çıktı. Kitap efsane!
Yıllardır kitaplığımda duruyordu, elim gitmiyordu. Bu kadar geç okumak büyük kayıpmış.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde ‘yi tüm anne babalar veya çocuk sahibi olmak isteyenler okumalı. Hani evlenenler, anne baba olacaklar için ehliyet verilsin denir. Asıl ehliyet bu kitabı okutmak. Okuyup anladıysa , hayatında uygulayabiliyorsa tamamdır. İyi ebeveyn olup , ülke için iyi evlatlar yetiştirebilir demektir.
“Çocuklu her aile, yanmakta olan canlı bir çalıdır. Fakat biz bu çalıya kirli el ve ayaklarla, üzerimizde pis kıyafetlerle yaklaşıyoruz. Anne ve babaların evde dağınık ve kirli kıyafetlerle, yarı çıplak vaziyette ve kirli çamaşırla dolaşmaları ne kadar büyük bir hataysa, çocuklara karşı tavırları, onlarla konuşurken ve iletişim kurarken samimi olmamaları bundan daha büyük bir suçtur.”
Bu kitabı siyasetçiler, gazeteciler, eğitimciler, ilahiyatçılar, memurlar, esnaflar yani herkes okumalı.
“Aydın olmak gösterişli bir kıyafet giymek yahut kolalı bir yaka ve modaya göre şapkayla dolaşmak değildir. Aydınlar halkın beynidir. Halk bizi eğitimimiz bittikten sonra iyi maaşlı bir işe girerek, akşamları lokantalarda oturmak veya sözde okuma salonlarında kağıt veya domino oynamak için yetiştirmedi. Bu hayatı yaşayanlar aydın değil , aydın süprüntüleridir. Aydın olarak sizlerin vazifesi halkın zekasını, vicdanını, irade ve enerjisini uyandırmak ve harekete geçirmektir. Halkın düşünme yeteneğini canlandırmak, isçileri, köylüleri ve toplumun alt kesimlerini daha iyi bir hayat kurmak için ne yapmalan gerektiği konusunda eğitmek , sizin göreviniz budur.”
Atatürk’ünde tavsiye ettiği gibi Beyaz Zambaklar Ülkesinde ayrı bir ders olarak okutulmalı. Yazanlar nesillere benimsetilmelidir.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde yirmili yaşlarda başka , otuzlu yaşlarda başka, kırk ve sonrasında daha başka bakış açısı görür , ufku genişletir. Tal, yoldan ana yola çıkmayı öğretir.
“Halkın karanlığa gömülmesi ve akil tutulması yaşaması bu baykuş ve puhu kuşlarımı , geceleri uçan bu yırtıcıları mutlu etmektedir.
Puhu kuşları ışığı sevmezler, güneş gözlerini acıtır çünkü. Bu nedenle bütün ülkelerin, halkların ve bütün zamanların baykuşları ve puhu kuşları aydınlık düşünce ve bilgiyi sevmemişler ve bugün de sevmiyorlar.”
Puhu kuşları hala var.
Okuyun,okuyun,okuyun … Kuran-ı Kerim ‘in ilk emri okuyun !
Beyaz Zambaklar Ülkesinde , gelişmek, ilerlemek, zenginleşmek, modernleşmek, insan gibi yaşamak isteyen her ülke ve birey için rehberdir.
“Bu büyük mücadelede ilerleyebilmek için futbolcuların damarları çıkmış , kaslı bacaklarına güvenirsek, fazla uzağa gide-meyiz. Topa kafayla vurabilmek için almın sağlam olması lazım, en sağlam alınlı canlı ise koyundur. Koyun kafasının Finlandiya gençliği için gurur kaynağı olabileceğini sanmıyorum.”
turuncuaycom@gmail.com
Not: REKLAM YOKTUR
Yorumlar
Yorum Gönder