KAHVE SOĞUMADAN ÖNCE / TOSHIKAZU KAWAGUCHI
Şunda anlaşalım Japonların geçmişleriyle bir dertleri var ve illa geçmişe gidip özür dilemek veya herhangi birinden bir şeyi öğrenmek istiyorlar. Hayatın akışına uyamıyorlar. Okuduğum iki kitapdan “Chibineko Mutfağı, Kahve Soğumadan Önce “ çıkardığım sonuç bu. Taktı mı takıyorlar.
Ödüllü bir oyunun kitaba çevrilmiş haliymiş. Bence oyun olarak kalmalıydı. Beni içine almadı, çekmedi , nasıl tabir ederseniz artık! Derinliği olmayan ,sığ bir kitap. Sığ diyip kaba olmak istemem ama karakterler çok yüzeysel ,derinliği yok, kişi ve mekan tabirleri az, zihinde hiç bir şey canlanmıyor. Daha kısa yazsa bile okurdu. Okuması kolay. Bölümler birbirinden hem bağımsız hem bağımlı. Olay zaten tek mekanda kafede geçiyor ve kafeye gelen ve bir şekilde birbirileriyle tanışan insanların geçmişe, geleceğe gidip gelmelerini okuyoruz. Yarım kalmışlık , olmamışlık var. Japon kültürü için güzeldir , Japonya’ da kitap çok sevilmiş olabilir ama bize uymuyor. Tercüme için yanlış kitap seçimi olmuş, Duyguyu alamadım, belki çeviri iyi değildir, Japoncam olmadığı ve orijinalini okuyamacağım için bir şey diyemiyorum. Bana hitap etmedi , başka okuyucuların da fikrini almak lazım.
Chibineko Mutfağı ile benzerlikleri var. Chibineko’da öleni görmek için sadece o mekana gidiyorsunuz ve yemek soğuyana kadar vaktiniz var, Kahve Soğumadan Önce ‘de ise geçmişe gidiş sadece o kafede ve tek bir sandalyede oluyor ve kahve soğumadan dönmek zorundasınız, hangisi hangisinden etkilendi bilemem. Ama bu kafenin şöyle bir acayipliği var. Dedim ya tek bir sandalye geçmişe götürüyor diye , hah işte o sandalyede bir hayalet var bütün gün kahve içip kitap okuyor ve günde bir kez tuvalete gitmek için kalkıyor. Ve bu hayaleti herkes görüyor korkmuyor. Şimdi bu yazdıkalarımdan hangisinin acayipliğini söyleyeyim. Hayaletin kahve içip yemek yememesini mi, tuvalete gitmesini. Hayalet tuvalete mi gider kardeşim? Japon hayaletleri sosyal varlıklar olsa gerek!
Şimdi bir acayiplik daha. Hani kahve soğumadan önce dönmeleri gerekiyor ya. Bitki çayında olduğu gibi kahvenin altına da koy bir mum mum eriyene kadar milletin zamanı olsun geçmişleriyle rahat rahat konuşsun, derdini anlatsın. Bunu da ben mi söyleyeyim ? Hayalet günde bir kez kalkacak, millet geçmişe gitmek için bütün gün kafede bekleyecek bir iki dakika için mi? Kafe çalışanlarına “Bir mumdur, iki mumdur, üç mumdur” şarkısı eşliğinde mum hediye etmek istiyorum. Yakın mumu millet rahat rahat dertleşsin, geçmişiyle bir yüzleşsin dimi !
Japonları bilemem ama Kahve Soğumadan Önce beni kendinden soğuttu. Sevdiğim kitaplar arasına giremedi. Duygusu eksik. Yukarıda da yazdığım gibi belki tercümesi iyi değildir, bilmiyorum. Kitap severler okusun yorumunu yazsın, herkesin kitap sevgisi farklıdır. Chibineko Mutfağı’nda duygu vardı, içten yazılmıştı…
#REKLAM YOKTUR.
turuncuay16@gmail.com

Yorumlar
Yorum Gönder