Kayıtlar

YABAN KAZI/OGAİ MORİ

Resim
Okusanız da olur okumasanız da pek bir şeyi yok yani. Sanat eseri , dünya klasiği olma yolunda bir eser beklemeyin. Fakir bir adam, kızı , tefeci ve üniversite öğrencisi. Fakir adamın kızı polis tarafımdan kandırılıp evlenmiş numarası yapıyor. Kitaptan anladığım kadarıyla polis japonyada sevilmiyor. Çünkü hiç iyi şeyler yazılmamış. Sonra bir adam köşeyi dönünce evdeki karısıdan sıkılıp metres tutmak istiyor aracı bir   kadın var,   adam kızı ve babasını   tanıştırıyor. B aba kızının metres olmasını kabul ediyor. Tefeci, babaya da kıza tuttuğu evin yakınında bir ev tuuyor. Her gün yürüyüşe çıkan   üniversiteli genç bu kızın   evin önünden geçiyor selamlaşıyorlar. Kız bu gence aşık oluyor ,onunla   ilgili hayaller kuruyor,   olmuyor. Yani kitabın ilgi çekici bir tarafı yok. Dili kolay iki günde bitiririsiniz ama sanat eseri ,yaratıcılık, wooooww diyeceğiz bir kitap değil. Öğrencilerin okumasını tavsiye etmem. Üniversiteyi bitirdikten sonra okuyun.kitapta...

GIDA DENETİMLERİ

  Gıda satılan yerlere acilen kurallar getirilmeli. En basiti bir tane poğaça almak istiyorum şöyle dışarıdan bir bakıyorum erkeğin sakalı , bıyığı var , kadınların iste saçı açık zahmet edip toplamamış bile . İnsan bi bandana , galoş takar. Nerdeyse tüm gıda satan yerler böyle. Hiç denetim yapılmıyor mu? Uzun tırnak , uzun saç , sakal , bıyığın gıda satılan yerlerde yasak olması lazım. Kıl bu düşer kimse düşmez demesin. İnsanları görüyorum rahatça bu tarz yerlerden gıda alıyorlar. Nasıl yiyebiliyorsunuz? Görünen satış kısmında bu kadar özensizlerse siz bir de mutfak tarafını düşünün. Kıllar, böcekler cirit atıyorlardır… Gıdacılara acil katı kurallar getirilmeli. Hiç bir şey alıp yiyemeyecek miyiz?

OTİZİM

Resim
Son yıllarda otizimli bireylerin sayısının arttığını mutlaka farketmişsinizdir. Peki neden? Gıdalar, stres, hava kirliliği, yalnızlık(?) . Belki   hepsi belki hiç biri belki de teknolojinin yan etkileri.   En başa gidelim. Anne adayları her ay ultrasyona giriyor. Ne kadar sağlıklı? Sonuçta bu alet karnınızın içini görebilmek için dalgalar yayıyor, yani yapay. Her ay girilen ultrasyondaki bu dalgalar bebeğe zarar veriyor olabilir mi?   Bizim kuşakta bu kadar ultrasyona girilmiyormuş, büyüklerimizden dinliyoruz.   Ve bizim kuşakta otizimli birey sayısı çok az, bilmezdik bile. Anne adayları heyecanınızı ve telaşınızı anlıyorum ama şu ultrasyon kullanma sıklığını en azından iki ayda bir yapsanız.   Çocuklara daha bir kaç aylıkken ellerine telefon, tablet veriliyor, televizyon karşısına oturtuluyor, kendi kendine oyalanması, susması , ağlamaması bekleniyor. Bebek bu tabiki ağlayacak ilgi bekleyecek….. Bu cihazlar çekinik olan bu geni baskın olmasına sebep oluyor olab...

APPLE MUSİC VS SPOTIFY

Resim
  Apple müzik mi Spotify mı? İkisi arasında kararsız kalan müzik severler var. Apple Müzik’in şarkı önerileri, listeleri daha iyi. Şarkı seçimlerini  kafasına göre değil sizin müzik zevkinize göre yapıyor. Spotify bu konuda sevmiyorum. Hiç dinlemeyeceğim türde şarkıları listeye ekliyor. Spotify’da şarkı dinlerken atlata atlata şarkı dinliyordum Apple Müzikte bu durumu yaşamadım. Şarkı önerileri , listeler nokta atışı.  Apple Müzik’in ses kalitesi daha iyi, baya fark var arada.Kalite farkı  Emre Altuğ’un Fani şarkısında daha iyi anlaşılıyor. Emin olmak defalarca iki uygulamada dinledim. Vokaller, ritim özellikle de vokaller Apple Müzik’te duyuluyor. Spotify’da maalesef duyulmuyor. Şarkıyı dinlerken “ Burda vokal varmış” diye şaşırmıştım. Emin olmak için tekrar tekrar dinledim . Evet Apple Müzik’te sesler daha kaliteli ve net. Sorry Spotify ama gerçekler …. Apple Müzik’in tasarımı , renk seçimleri daha iyi. Spotify’da matem havası var. Siyah siyah nedir öyle 🫣 Ap...

ARADIĞIN ŞEY KÜTÜPHANEDE SAKLI / MİCHİKO AOYAMA

Resim
Yeni bir yazarla tanıştım sizlere de tanıtmak isterim . Michiko Aoyama. Japon yazar. Yazı dili sade , akıcı, tercüme güzel. Bir çok kitabı var ama Aradığın Şey kütüphane saklı Türkçeye çevrilmiş tek romanı ve dünya genelinde milyonlarca satmış. Ne kadar da haklı bir başarı. Sayın Aoyama’yı tebrik ederim. Sıcak , samimi bir eser bırakmış dünyaya.   Değişim kütüphaneden mi geçer? Hayatalarının sıkıntı dönemlerinden geçen farklı yaşlarda beş karakter var , biri veya hepsinden bir parça kendinizde bulacaksınız.   Bu karakterlerin hayatını kütüphanede çalışan bir hanımefendi değiştiriyor. Öyle güzel kitaplar öneriyor ki karakterlerimiz hayatlarındaki yolu buluyor. Böyle ablalar vardı da biz mi gitmedik kütüphaneye dedim. Çünkü ben kütüphaneden kitap almayı   hatta kütüphaneye gitmeyi çocukuluğumdan beri sevmedim. Belki emanet olduğu için yada kütüphanelerin hepsini koyu renkli, kasvetli havası. Bilmiyorum. Ama bu kitaptaki kütüphane hiç de öyle değil. Kitabın en güzel mesajı “...

BANKALAR

Resim
Hadi bu gün bankalardan konuşalım , dedikodularını yapalım bir nev-i. TÜRK EKONOMİ BANKASI TEB’le başlamak istiyorum. Bazen öyle bir banka mı var hiç duymadım gibi cevaplar alsam da var. Koca banka nasıl bilinmez anlamış değilim. Baştan söyleyim bu bankadan memnunum , bu zamana kadar ki çalıştığım en iyi banka diyebilirim. Havale /eft masrafı yok, kart aidatları diğer bankalara göre daha az, çağrı merkezini aradığınızda ulaşabiliyorsunuz. Hani bazı bankalar vardır ya ha bire tuşlara basarsınız da kendinizi prensesi kurtaran Hugo zannedersiniz , öyle değil, robotla değil insanla konuşuyorsunuz. Bu benim için +1000 puan demek. Ne bankalarla çalıştım , bir kez olsun çağrı merkezinde bir Allah’ın kuluna ulaşamadım.   Kredi kartı limiti konusunda sizi üzmezler, limitleri güzeldir.   Kredi kartınızın temassız özelliğini uygulamadan istediğiniz gibi açıp kapatabiliyorsunuz, konforlu bence. Kalabalık bir yerde tedbir amaçlı kapatıp alışveriş yapacağınız zaman tekrar açabilirsiniz . Gü...

İNSTAGRAMI / SOSYAL MEDYAYI BIRAKMA REHBERİ

Önce dondurup ara vereceksiniz   sonra hayatı , arkadaşlarınızı kaçırıyormuş sanıp yeniden açacaksınız. Yalnız kaldığınızı sanacaksınız, telaşlanacaksınız.   İnstagramı tekrar açacaksınız. Baktınız yine bir şey yok. Yapmacık , yalancı hayatlar, mutluluklar.   İnsanların yalanlarını yutturmaya çalışıp sizi aptal zannettikerini fark edeceksiniz bu sefer. Yine sosyal medya hesabınız donduracaksınız ama bu sefer daha uzayacak . Hesap dondurma süreniz en az üç haftayı bulacak.   Sileceksiniz hatta sosyal medya uygulamalarını. Yaklaşık bir ay sonra uygulamayı yükleyip , hesabını aktifleştireceksiniz. Yavaş yavaş takipleri bıracaksınız. Akışa düşmeyen sayfalar, görüşmediğiniz , bir yerde denk gelseniz   de nasılsından öteye muhabbeti gitmeyecek “ arkadaşlarınızı” tek tek takipten çıkacaksınız. Hatta bazılarını engelleyeceksiniz. Yaklaşık bir ay da böyle geçiyor. Sonra kendinize saat ve süre sınırı koyuyorsunuz. Misal sabah uyanınca yataktan çıkmadan 15 dakika bakacağım...